Saç PRP

Saç dökülmesi günümüzde hem erkekler hem de kadınları etkileyen önemli bir estetik sorundur. Aşağıda belirtilen birçok faktör saç dökülmelerini tetikleyebilir.

  • Ateşli hastalıklar
  • Şiddetli enfeksiyon
  • Genetik faktörler
  • Kötü beslenme ve ani kilo kayıpları
  • Ağır operasyonlar
  • Stres
  • Hipotiroidi, hipertiroidi
  • Anemi (Kansızlık) ve demir eksikliği
  • Demir ve çinko eksikliği
  • Vitamin (B12, folik asit ve biotin) eksikliği
  • İlaçlar (Doğum kontrol hapları, parazit ilaçları, kolestrol düşürücü ilaçlar, kanser ilaçları)
  • Doğum sonrası saç dökülmesi. Doğumdan 2-3 ay sonra başlar ve 4-6 ay devam edebilir.
  • Menopoz sonrası dönem
  • Mevsimsel saç dökülmesi
  • Çok sık saç düzleştirmek

PRP yöntemi, günümüzde saç dökülmelerinin birçok alt tipinde kullanabildiğimiz etkili ve güvenli bir yöntemdir. Hem erkek tipi saç dökülmesi olarak isimlendirdiğimiz androjenik alopesi de hem de telojen dökülmelerde PPR tedavisi kullanılabilmektedir. PRP, platelet rich plazma yani trombosit yönünden zengin olan plazma anlamına gelir. Cildimizde hasar oluştuğunda yaralı bölgeye ilk olarak pıhtı hücreleri ulaşır ve bu bölgeyi tedavi ederler. PRP uygulamasında da esas mantık; pıhtı hücrelerini zenginleştirerek kişiye yeniden uygulamaktır. Hastadan alınan kan örneği ayrıştırılıp zenginleştirilerek kişiye tekrar verilir ve cilt kusurlarının giderilmesi amaçlanır.

PRP yöntemi saç dökülmelerine karşı etkili çözümler sunabilen uygulamalarından biridir. PRP, kişinin kendi kanındaki hücrelerle cildi yenileyecek hücrelerin üretilmesi esasına dayanır. Bu yeni hücreler ince iğnelerle yeniden vücuda enjekte edilir.
PRP, estetik uygulamalar arasında güncel ve etkili bir yöntemdir. Birçok cilt kusurunun giderilmesini sağlayan PRP tekniği, her yaştan insanın, yaş ya da genetik faktörlere bağlı olarak sahip olduğu cilt kusurlarının tedavisinde kullanılabilir. Saç dökülmesi de PRP ile önlenebilen cilt kusurları arasındadır.

PRP tedavisindeki asıl rol alan hücreler pıhtı hücreleri yani trombositlerdir. Pıhtı hücreleri, cildimizde yara ve hasarları onarmakla görevlidir. Hastadan alınan kan, çeşitli işlemlerle ayrıştırılır ve pıhtı hücreleri açısından zenginleştirilerek kusurlu bölgeye enjekte edilir. Trombositler, onarıcı güçlerini bu bölgede iyileşme sağlamak için kullanırlar. Bu yöntem ile saçlarda güçlenme ve zamanla yeni kıl köklerinde artış sağlanır
PRP işlemi etkisini göstermeye başladığında hastalarımız, daha güçlü ve canlı bir saç görünümüne kavuşur. Hasarlı bölgeye enjekte edilen kan, tamamen hastaya ait olduğu için uygulamanın riski yok denebilecek kadar azdır. Operasyondan sonra enjeksiyon yapılan bölgede hafif ödem ve morluklar oluşabilir. Doktorun reçete edeceği ilaçlarla bunların önüne geçilebilir. Morluk ve ödemler, hiçbir müdahale olmasa dahi en fazla 2 – 3 gün içerisinde geriler.

PRP işlemi, anestezi ve uygulama ile birlikte toplamda yaklaşık 40 dakika süren bir işlemdir. İşlem ince uçlu iğnelerle yapılır. Bu nedenle lokal anestezi altında yapılması tercih edilir. Önce hastadan kan örneği alınır ve özel tüplere konulur. Santrifüj cihazında ayrıştırılır ve pıhtı hücreleri açısından zenginleştirilir. Son olarak elde edilen kan ise yeniden hastanın saç bölgesine enjekte edilir. Hasta işlemden sonra hemen günlük yaşamına dönebilir. Fakat uygulamanın etkili olması için düzenli aralıklarla en az 3 -4 seans tekrar edilmesi gere

WeCreativez WhatsApp Support
Merhaba Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?